09:53:00 , ,

Erzurum

Türkiye'nin 81 iline ayak basma projesi tüm hızıyla devam ediyor. Şimdi de Ağrı ve Erzurum...
Son 20 günde sırasıyla gittiÄŸim ÅŸehirler: MuÅŸ, İstanbul, Edirne, İzmir, Diyarbakır, Bitlis, Van, AÄŸrı ve Erzurum. Önümüzdeki 2 ay içindeki planım ise; önce Ankara, sonrasında İstanbul ve EskiÅŸehir. Daha sonra Afyonkarahisar, İzmir ve yeniden İstanbul. Araya Gaziantep, Åžanlıurfa ve Mardin’i sıkıştırmalıyım. 2 aydan sonraki planlarımda Trabzon, Bursa, Kocaeli ve Kayseri var.
Bakalım, proje umduğum hızda ilerleyecek mi?
Erzurum'u ÅŸehir olarak beÄŸendim. DoÄŸudaki ÅŸehirler içinde Diyarbakır'dan sonra yaÅŸanabilecek ikinci ÅŸehir. Tabii henüz Gaziantep'i, Åžanlıurfa’yı ve Mardin’i görmedim. Fakat ömrünü batıda geçiren bir insan için Erzurum’da bulunmak Diyarbakır’a göre çok daha fazla huzur veriyor. ÅžehirleÅŸmenin insana yetmediÄŸi durumlardan biri…
Gördüğüm şehirler içinde Van, Bitlis, Batman, Siirt, Muş ve Ağrı'dan daha güzel bir şehir Erzurum. Van'ın ve Bitlis'in iki ilçesi Tatvan'la Ahlat'ın en güzel tarafları ise Van Gölü manzarası.
Yalnız Palandöken Dağı’nı bu mevsimde görmek pek etkilemiyor insanı. Daha heybetli bir daÄŸ olduÄŸunu düşünüyordum. AÄŸrı Dağı'nı uzaktan gördüm ama o görüntü bile beni etkilemeyi baÅŸardı. Her dönemde tepesinde varlığını koruyan karlar etkileyiciydi.
Şehrin en büyük caddesi Cumhuriyet Caddesi. İnsan kalabalığı da bu caddede yoğunlaşıyor. Meşhur Ulu Camii ve Çifte Minare de bu cadde üzerinde.
Erzurum Kalesi’ne de çıktık fakat kale ziyareti saat 17:00'de sona erdiÄŸi için yetiÅŸemedik. Kalenin yamaçlarından merkeze doÄŸru inerken eski bir mahallenin içinden geçiliyor. Ayrıca Cumhuriyet Caddesi’nin bir arka sokağında Erzurum Evleri diye bir yer var. Åžehirde zaten birçok tarihi yapıyla karşılaşırken bir de tarihi bir sokak ve tarihi Erzurum evlerini görmek hoÅŸ oluyor.
Erzurum'un meşhur iki yemeğini de tattım. Cağ Kebabı'nı pek beğenmedim. Kadayıf Dolması ise güzel bir tatlı.
İlk akÅŸam EmirÅŸeyh Köftecisi’nin meÅŸhur köftesini yedik. Manisa köftesine çok benzeyen bu köfte çok lezzetliydi. İnsanın yemeye doyamadığı köftelerden biriydi. MeÅŸhur CaÄŸ Kebabı’nı ise ikinci akÅŸam Gel Gör CaÄŸ Kebap Salonu’nda yedik. Ama ne yazık ki çok övülen bu kebabı ben pek beÄŸenmedim. Erzurum Evleri’nde de Kadayıf Dolması’nı tattık. Gayet güzel bir tatlı. Dışındaki kadayıf daha çok hamur kıvamında olsa da yenmeye deÄŸerdi.
Erzurum'un en meşhur şeylerinden biri de Oltu taşı. Bu taşın en önemli özelliği kullandıkça parlaması. Oltu taşına çok benzeyen Rum taşından bunu ayırmanın en önemli yöntemi de parlaklık. Ama ilk bakışta iki taş da birbirine çok benziyor. Sırf bu taştan yapılan küpelerin, kolyelerin, tespihlerin satıldığı tarihi Rüstem Paşa Hanı (Taşhan) görülmeye değer. Ama Oltu taşı çok pahalı. Küçük bir tespih bile 50-60 TL. Hediye almak biraz zorlaşıyor o nedenle.
Erzurum insanı da beklediğimden daha güler yüzlü ve misafirperver çıktı. Erzurum soğuğu nedeniyle insanlarının da soğuk olacağı izlenimi vardı zihnimde ama karşılaştığım tüm insanlarda bir sıcaklık hissettim.
Åžehirde hâlâ geçtiÄŸimiz kış düzenlenen Üniversitelerarası Kış Olimpiyat Oyunları’nın izlerini görmek mümkün.
Erzurum şehirleşmesiyle, tarihi yapılarıyla, yerel lezzetleriyle görülmeye değer bir şehir. Tabii bir de kış döneminde görmek ve kış turizmi konusundaki önemini fark etmeye çalışmakta fayda var.

/ oneylülikibinonbir bitlis /


Tuna BAÅžAR