Articles by "Mektup"

Adam Yayınları Aforizma Ahmet Altan Ahmet Say Aklımda Kalanlar Alberto Giacometti Alejandro González Iñárritu Alıntı Alıntıladıklarım Alıştırmalar Altın Koza Film Festivali Anatole France Antoloji Aspendos Opera ve Bale Festivali Ataol Behramoğlu Ayfer Tunç Bilgi Yayınevi Birhan Keskin Boticelli Can Yayınları Candan Erçetin Cemal Süreya Çağan Irmak Değinmeler Deneme Dergi Diego Velázquez Dinlediklerim Düşbükeyler Edebiyat Edgar Degas Edward Munch Eleştiri Elias Canetti Enis Batur Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi Erzurum Eylül'e Mektuplar F. Scott Fitzgerald Fazıl Hüsnü Dağlarca Felsefe Ferit Edgü Film Galeri Gece Gece Edebiyat Gezi Giorgione Goya Gustav Klimt Gülten Akın Gündemdekiler Günler Günlük Günlükler Günün Şarkısı Halikarnas Balıkçısı Hayat Notları Heykel Hilmi Yavuz İçebakan İdil Biret İstanbul Bienali İstanbul Modern İzlediklerim İzlek İzmir Sanat Jan van Eyck Jean Auguste Dominique Ingres Johannes Vermeer John William Waterhouse Karalama Defteri Kırıntılar Kısa Metinler Kitap Kitap Eleştirileri küçük İskender Kürşat Başar Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi Malraux Marc Chagall Marguerite Duras Matisse Mektup Memet Fuat Metis Yayınları Mırıldandıklarım Michelangelo Milan Kundera Murathan Mungan Mühür Dergisi Müzik Nâzım Hikmet Not Defteri Notos Nuri Bilge Ceylan Oğuz Atay Okuduklarım Okuma Defteri Okuma Günlüğü Okuma Şenliği Önerdiklerim Öneri Öykü Özlü Söz Paul Klee Penguen Kolu/Kanadı Picasso Plan Proje Refik Durbaş Rembrandt Resim Resim Defteri Roman Rota Sabancı Müzesi Salâh Birsel Sanat Sayıklamalar Seçtiklerim Sel Yayıncılık Selçuk Altun Seyir Defteri Sezen Aksu Sıla Sinema Söyleşi Sözcükler Sözünü Sakınmadan Stefan Zweig Şiir Şiir Düşü Şiirler Tiyatro Tomris Uyar Van Gogh Varlık Dergisi Venedik Film Festivali Venüs Veysel Çolak Videolar Viktor Hugo Yaşar Kemal Yazı Masası Yazılar YKY Yön Yayınları Zeki Demirkubuz
Mektup etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster


19 Nisan 2014 Cumartesi
Edirne

Sevgili Eylül,

Son günlerde iyi bir okuma hızı yakaladım. Sana daha önce bahsettiğim mutlaka okunması gereken kitaplar listemde yer alan kitapları bir bir okuyorum. Hem dünya edebiyatının önemli örneklerini hem de Türk edebiyatının önemli yazarlarının kitaplarını harmanladığım bu okuma listesi nedeniyle Kafka’dan Pavese’ye, Yaşar Kemal’den Ferit Edgü’ye, Albert Camus’dan Stefan Zweig’a, Behçet Necatigil’den Cemal Süreya’ya uzanan farklı yazarların kitaplarıyla zamanımı dolu dolu geçiriyorum.
Liste senin de bildiğin gibi epey kabarık. Her geçen gün de bu listeye yeni kitaplar eklenmeye devam ediyor. Senin de her zaman vurguladığın gibi önemli olan çok kitap okumak değil, verimli bir okuma alışkanlığına kavuşmak. Bazen bir kitapla onlarca gün de geçirilecektir. Bazı kitaplarsa birkaç saat içinde okunacaktır. Her kitabın kendince bir okuma hızı yarattığının farkındayım. Özellikle deneme kitaplarıyla daha fazla zaman geçiriyorum ben. Enis Batur başta olmak üzere gözde denemecilerimin kitaplarını defalarca dönüp dönüp okurum, bilirsin.
Şiir konusunda uzunca bir süredir üzerinde yoğunlaşmayı düşündüğüm Behçet Necatigil’e vakit ayırıyorum son günlerde. Cemal Süreya’nın şiirleri de her zaman bana ilham vermeye devam ediyor. Yakında Nâzım Hikmet, İlhan Berk, Turgut Uyarve Edip Cansever’e yoğunlaşmayı planlıyorum.
Biliyorum, kendi kendine bana kızıyorsundur şimdi. “O kadar yazar, şair adı saydın ama kadın yazarlardan hiç bahsetmedin!” dediğini duyar gibiyim. Ayfer Tunç ve Tezer Özlü var bu yıl okuduğum yazarlar arasında. Tezer Özlü’nün en sevdiği yazarlar olan Kafka, Pavese ve Svevo okumalarına da başladım. Yakında Virginia Woolf, Sylvia Plath, Dorris Lessing ve Toni Morrison okumaları da bekliyor beni. Türk yazarlardan da Sevim Burak, Sevgi Soysal, Nilgün Marmara, Gülten Akın, Tezer Özlü ve Ayfer Tunç kitapları da sıradalar. Okudukça düşüncelerimi sana yazacağım.
Sadece kadın edebiyatçılara değil erkek yazarların kadınlar üzerine yazdığı edebi eserlere de çok önem verirdin. Uzun zamandır okuyamadığım için kendimi kötü hissettiğim Kadından Kentler de kitaplığımda beni bekliyor. Murathan Mungan’ı sen de çok severdim. Hâlâ Murathan Mungan okuyor musun? 189 Sayfa bende derin etkiler bıraktı. Bu tarz kısa metinlerden oluşan kitapları hep sevmişimdir. 227 Sayfada yeniden okuyacaklarım arasında.
Ama son zamanlarda bir eksikliğim de kadın ressamlar konusunda diye düşünmeye başladım. Dünya resminden çok fazla kadın ressam tanımadığımı üzülerek fark etmiş durumdayım. Frida Kahlo en tanınmışlarından biri. Türk resminde de Aliye Berger, Eren Eyüboğlu, Fatma Tülin… Birkaç tane sadece. Bu konuda yardımına ihtiyaç duyuyorum.
En kısa zamanda görüşmek dileğiyle sevgili Eylül.

Tuna BAŞAR


22 Ocak 2013 Salı
İzmir

Sevgili Eylül,

Yine çok uzun zaman oldu sana yazmayalı. Artık yoğunluk nedeniyle sitem etmekten ben de sıkıldım. 2013 yılı ile birlikte yazma serüvenime yeni bir soluk getirmem gerekiyor. Bunun fazlasıyla farkındayım.
Bir süredir yazmaktan ziyade okumaya vakit ayırıyorum. Okunmayı bekleyen kitap sayısı öyle çoğaldı ki! Bu yılın başında okumayı planladığım kitapların listesini yayınlamıştım. Daha bu listeyi yayınlamamın üzerinden 15 gün bile geçmeden yepyeni kitaplar sıraya girdiler. Özellikle yeni yayınlanan kitaplar bu listede kendilerine hemen yer açıyorlar.
Enis Batur’un İçbükeyler serisinin Şehir Meydanında Fıçı Yuvarlamak adlı kitabını okurken serinin Merak Cemiyeti Tutanakları adlı kitabı çıkmış. Hemen edinip okumaya başladım. Bu arada Ferit Edgü’nün iki kitabı da ardarda yayınlandı: öykülerinden oluşan Giden Bir Kedinin Ardından ve Sel’in geceyarısı kitabı olarak Selma Gürbüz İçin Üç Yazı… Bir de Leylâ Erbil var tabii. Uzunca bir süre eserleriyle hiçbir ödüle katılmayan Leylâ Erbil, Füsun Akatlı Onur Ödülü ve Mersin Kenti Edebiyat Ödülü’nden sonra şimdi de PEN Öykü Ödülü’nü kabul etmiş. Bu nedenle Gecede’ye, Cüce’ye ve Hallaç’a geri dönmeyi düşünüyorum. Geçen yıl çıkan, hemen alıp okumak istediğim fakat bir türlü okuma sırası gelmeyen Kalan’ı da bu vesileyle okumalıyım.
Bir de belli dönemlerde yaşadığım yer değişiklikleri nedeniyle yeni kitaplara yönelmek zorunda kalıyorum. Malum okumayı düşündüğüm kitapları seyahatlerim boyunca yanımda taşımam mümkün değil. 10 gün boyunca İzmir’de olacağım için bu süreçte İzmir’deki bazı kitapları okumayı planlıyorum: J. M. Coetzee’nin Romancının Romanı, Salâh Birsel’in Bay Sessizlik, Enis Batur’un Opera ve İlhan Berk’in Galatakitapları bunlardan bazıları.
Bu süreçte okumak beni yazmaya da sevk edecektir diye düşünüyorum.
Bir yandan da edebiyat dışındaki kültür-sanat etkinliklerine de vakit ayırmaya çalışıyorum. Çok uzun zamandır hayalini kurduğum bir etkinlik gerçekleşiyor İzmir’de bu aralar: dünya sanatını derinden etkilemiş bir ressamın resimlerinin İzmir’de sergilenmesi. Salvador Dali sergisi yaklaşık iki ay boyunca Ahmet Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde sergilenecek. Geçen gün gittim sergiye, ama bir defa daha gitmek, daha detaylı bir şekilde resimleri incelemek istiyorum. Keşke sen de burda olsaydın da beraber gidebilseydik. Gerçi geçen sene İstanbul’da Tophane-i Amire’de yine bir Dali sergisine beraber gitmiştik ama sanat etkinliklerine seninle gitmenin tadı bambaşka. Gerçi sen oralarda benden habersiz birçok etkinliğe katılıyorsun, biliyorum. Bakarsın yakında ben de uzun süreliğine oralara gelirim.
Haberlerini bekliyorum. Sana daha fazla yazacağımın sözünü vererek en yakın zamanda görüşmek üzere diyorum. Sevgilerimle.

Tuna BAŞAR


28 Ekim 2012 Pazar
Diyarbakır

Sevgili Eylül,

Son zamanlarda günlüklere çok fazla önem vermeye başladım. Zaten bir süredir kendi günlüğüme haddinden fazla zaman ayırıyordum. Bazılarını yayınlıyorum zaten, okuyorsundur. Bunun yanında önemli edebiyatçıların günlüklerini okumak fazlasıyla keyif vermeye başladı bana. Özellikle Cemal Süreya’nın Günler’i elimden düşmüyor nerdeyse. Dönüp dönüp aynı satırları defalarca okuyorum. Hatta ondan etkilenerek ben de “Günler” başlığıyla günlükler yayınlamaya başladım. Zamansız ve mekânsız günlükler…
En kısa zamanda da Tomris Uyar’ın günlüklerine, Gündökümü’ne başlayacağım. Zamanında Tomris Uyar’ın günlüklerinin etkisiyle günlük tutmaya başladığını söylemiştin. Sen de Tomris Uyar gibi kendini bir “uyumsuz” olarak niteliyordun. Her zaman olduğu gibi kadın yazarları hep ön planda tutuyordun ve onların etkisi çok fazla hissediliyordu üzerinde. Uzun zamandır yan yana gelemediğimiz için yazdıklarını okuyamıyorum ama hâlâ Tomris Uyar’ın etkisi var mı üzerinde, merak ediyorum.
Sen de çok fazla yazmadın bir süredir. Neleri okuyorsun? Yeni keşfettiğin yazarlar var mı?
Son günlerde Hülya Soyşekerci isimli yazar dikkatimi çekmeye başladı. Yazdığı eleştiri yazılarıyla, yayınladığı kitaplarıyla… Sen daha önce fark etmiştin sanırım. Bir ara ben de kendisiyle iletişime geçtim. Daha doğrusu o beni buldu. Şiir Üzerine Kısa Bir Yazı başlıklı denememi İzmir İzmir dergisinde yayınlamak istedi. Elbette ki İzmir kent kültürü dergisi alt başlığıyla yayın yapan bir dergiyi ve editörünü kıramazdım. Hülya Soyşekerci’nin Mavi Harfler Atölyesi adlı kitabını en kısa zamanda okumayı düşünüyorum. Kitap hakkındaki düşüncelerimi de yazarım sana.
Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar listesi üzerinde yoğun bir şekilde çalışmaya devam ediyorum. Daha önce sana biraz bahsetmiştim. Türk ve dünya edebiyatının en önemli kitaplarını belirleyip sırayla okuyacağım. Bazılarını daha önce okumuştum. Henüz okuma fırsatı bulamadığım önemli kitaplar da var ne yazık ki. İlahi Komedya, İskenderi’ye Dörtlüsü, Ulysses, Kayıp Zamanın İzinde, Gecenin Sonuna Yolculuk gibi…
Senin önerilerinle okuduğum önemli kitapları da unutmuyorum tabii ki. Özellikle bayan yazarları ve bir bayanın başkahraman olduğu kitapları… Anna Karenina’yı, Madame Bovary’yi, Mrs. Dalloway’i, Bir Kadının Portresi’ni… Virginia Woolf, Sylvia Plath, Doris Lessing, Tomris Uyar, Sevgi Soysal, Tezer Özlü, Nilgün Marmaragibi yazarları…
Aslında 200 yazardan 200 kitap seçecektim bu liste için ama bu fikrimden caymak üzereyim. Bazı yazarların birden fazla önemli kitabı olması nedeniyle bazı kitapları liste dışı bırakmak doğru olmazdı. O nedenle liste 150 yazarın en önemli kitaplarından oluşacak sanırım. Listeyi yakında sana göndereceğim. Senin de bu liste için önerilerin olacaktır.
Bu arada son günlerde Murathan Mungan’ın denemelerine ve şiirlerine odaklanmaya çalışıyorum. Kadından Kentler isimli öykü kitabı da sırada bekliyor. Bu kitabı mutlaka okumuşsundur diye düşünüyorum. Düşüncelerini yazarsan belki Kadından Kentler’i okuma sıramda öne alabilirim.
En kısa zamanda görüşmek üzere. Sevgilerimle.

Tuna BAŞAR


27 Aralık 2011 Salı
İzmir

Sevgili Eylül,

Uzun zaman oldu sana yazmayalı. Artık utanma boyutuna ulaşan bir durum nedeniyle, “yoğunluk” nedeniyle yeterince yazamadığımı biliyorsun. İş hayatındaki yoğunluk insanın gündelik hayatındaki birçok şeyi aksatıyor, ne yazık ki!
Sana en son yazdığımda Didem Madak’ın apansız, beklenmeyen ölümü nedeniyle kalemi elime almıştım. Senin sayende tanıdığım bir şairin kaybı seni yeniden anmama da sebep olmuştu. Hâlâ böyle ölümlerin acısı içimde. Seyhan Erözçelik, Ali Teoman kayıpları da aynı hissi yaşattı bana.
Bu aralar yeniden Leylâ Erbil okumalarına başladım. Seninle Leylâ Erbil edebiyatı üzerine de uzun uzun sohbet etmiştik eski yıllarda. Galiba seninle anmadığımız kadın yazar kalmamıştır.
Yeni romanı Kalan çıktığı için yeniden döndüm Leylâ Erbil’in önemli kitaplarına. Gecede’yi, Mektup Aşkları’nı, Cüce’yi, Hallaç’ı yeniden okuduktan sonra Kalan’ı okumayı planlıyorum.
Bir yandan da Ayfer Tunç’un Evvelotel’ini okuyorum bu aralar. Tabii doğal olarak Saklı’ya dönüşler yaparak. Zaten kitabın basımında ikinci bölüm Saklı’ya ayrılmış. Ayfer Tunç da Evvelotel’deki öyküleri Saklı’dan yola çıkarak yazmış. Özellikle Acılezzet isimli öyküyü tavsiye ederim. Eğer okumadıysan mutlaka oku!
Son mektubunda yeni kadın yazar önerilerinde de bulunmuşsun. Özellikle Birhan Keskin ve Gonca Özmen şiirleri benim de çok sevdiğim şiirler. Her iki şairin de şiirlerini defalarca okudum. Hatta Birhan Keskin’in Altın Portakal Şiir Ödülü’nü alan Ba kitabı için hazırlanan “Birhan Keskin Şiiri ve Ba” adlı kitap da sırada okunmayı bekliyor. En kısa zamanda okuyacağım.
Adını andığın şairler içinde Didem Gülçin Erdem, Hilal Karahan ve Aslıhan Tüylüoğlu’nun şiir kitaplarını da edindim. Henüz okumadım, fakat ilk fırsatta Perdesiz’i, Tepenin Önünde’yi, Yokuş Çıkan Su’yu ve Balkon Yalnızları’nı okuyacağım. Betül Yazıcı’dan da bahsetmişsin. İçimde Kirli Kuşlar isimli kitabını adıma imzalayıp gönderdiğini sanırım sana daha önce söylemiştim.
Zehra Betülisimli şair benim de dikkatimi çekti. Birçok dergide karşıma çıktı, fakat kendisi hakkında pek bilgim yok. Betül Yazıcı olabilir mi, diye ben de düşündüm.
Bir de Ayfer Tunç’un senaryo yazarlığından bahsetmişsin. Özellikle son dönemde Orhan Kemal’in romanından senaryolaştırdığı 72. Koğuş’u henüz izlemedim. Daha önce de Sait Faik’in öykülerinden bir senaryo yazmıştı. Araştırmaya değer!
Sevgili Eylül, bundan sonra daha sık yazmaya çalışacağımı bilmeni isterim.
Sevgilerimle.

Tuna BAŞAR


4 Ekim 2011 Salı
Mutki

Sevgili Eylül,

Uzun zamandır sana yazamadım. Aslında uzun zamandır planladığım birçok şeyi ya yapamıyorum ya da gecikmeli olarak yapabiliyorum. Gerek mesleki yoğunluk gerekse de beni bekleyen birçok proje, planların aksamasına sebebiyet veriyor. Ama bundan sonra, daha yoğun bir çalışma temposu içinde, sana daha fazla yazarken edebiyata da daha fazla zaman ayırmaya çalışacağım.
Yepyeni fikirler zihnimi kurcalıyor son günlerde. Aslında bu durumu çok seviyorum. Sürekli yapacağım şeylerin düşüncesiyle meşgul olmak beni daha da zinde tutuyor. Özellikle okumaya çok fazla zaman ayırmaya başladım bugünlerde. Okumam gereken kitap sayısı yüzlerle ifade edilmeye başlayınca çok daha fazla zamanımı okumaya ayırmam gerektiğini üzülerek fark ettim. İnsan okuyunca daha parlak fikirler canlanıyor zihninde. Bu parlak sözü hem daha yaratıcı hem de, başarabileceğimi düşündüğüm fikirler olduğu için, daha aydınlık görünüyor olmasından. Tabii en büyük eksiğim fikirlerimi paylaşacak, gerektiğinde önerilerini alabileceğim yakınımda bir dostun olmaması. Sıradan insanların arasında yeni fikirlerden bahsetsem bile karşımdaki insanlar beni garipsiyor. Gözlerinin içinde “Bu adama doktor değil mi? Niçin mesleği dışındaki konulara bu kadar ilgi duyuyor?” sorusunu görebiliyorum. Tabii bu durum da beni anlamadıkları anlamına geliyor. Biz zaten seninle hep bunun sıkıntısını yaşamadık mı bulunduğumuz ortamlarda? Bizi anlamayan insanlar yüzünden birbirimize daha fazla kenetlenmedik mi?
Paylaşamayınca kendi başına yapmaya çalışıyorsun birçok şeyi. O nedenle bu ara blog sayfama ağırlık vermeye başladım. Kimsenin karışmadığı, kimsenin yargılamadığı bir ortamda kendi isteklerime göre yazıyorum, yayınlıyorum. Bazen güzel okurlarla da karşılaştığım oluyor tabii. Beni hiç tanımayan, benim hakkımda pek bilgi sahibi olmayan kişiler de tesadüfen blog sayfama geliyor ve yazdıklarımı okuyup eleştiride bulunuyorlar. Aynı zamanda yergide bulunan birçok insan da çıkıyor. Ben her zaman eleştirilere açığım, bilirsin. Olumsuz eleştiriler de sayfamda yer almaya devam ediyor. Ama cevap vermiyorum. Benim yerime diğer okurlar cevap verme ihtiyacı hissediyor bazen bu tür olumsuz eleştirilere. Bu da beni memnun ediyor. Sen takip edebiliyor musun blog sayfamı? Senin eleştirilerin benim için çok değerli. Beğendiklerini de beğenmediklerini de bildirirsen sevinirim.
Son günlerde iki yeni şiir yayınladım: Öleyazılan Aşk ve Düş. Eskilerden iki şiir. Yazıp da yayınlamadığım. Beklettiğim daha doğrusu. Zamanının geldiğini düşündüm artık. Yeni şiirlerim de çok yakında yayında olacak. Kimseye okutmadan sana okutmak ve eleştirilerini almak isterim.
Eskisi kadar yoğun olarak şiire zaman ayıramıyorum. Düşüncelerimi şiir yoluyla ifade etmekten uzak düştüm sanırım. Seninle şiir üzerine yaptığımız sohbetleri özlemiyor değilim. Şiirden anlayan biriyle sohbet etmeyeli çok uzun zaman oldu. Eskisi gibi kadın şairlere olan ilgin devam ediyor mu? Geçenlerde Didem Madak’ı kaybettik, duymuşsundur. Senin de dikkatini çeken bir şairdi. Genç yaşta aramızdan ayrılması çok üzücü. Didem Madak’ın ismini de, birçok kadın şairin olduğu gibi, senden duymuştum ilk olarak. Sadece kadın şairlere değildi ki senin ilgin tüm kadın yazarları hayranlıkla takip ederdin. Her seferinde elinde mutlaka Tezer Özlü, Sevim Burak, Füruzan, Nilgün Marmara, Ayfer Tunç, Leylâ Erbil, Sevgi Soysal, İnci Aral, Ayşe Kulin, Pınar Kür, Aslı Erdoğan kitapları olurdu. Her kitabı defalarca okurdun. Bazı bölümleri ezberlerdin hatta. Bir gün gelip Ayfer Tunç’un Suzan Defter öyküsünü kendimize göre yorumlasak, hatta bir kısa film çeksek, dediğini hiç unutmam. Günlerce bunun üzerinde düşünmüştün de sonra nedenini anlamadığım bir şekilde başka bir fikre takılıp bu düşünceyi unutmuştun. Var mı yine bu tarz yeni düşüncelerin?
İşte bu tür düşünceler beni de çok fazla beslerdi. Dikkatimi çekmeyen yazarlara, kitaplara senin sayende ulaşmam da çok önemliydi benim açımdan. Şimdi bu eksikliği çok derinden hissediyorum.
Bir önceki mektubumu Afyonkarahisar’dan yazmıştım ve bir mahkûmiyetin içinde olduğumu belirtmiştim. Şimdi çok daha zor şartlarda, çok daha yoğun bir iş temposuyla yine bir mahkûmiyetin içinde olduğumu düşünüyorum. O aydınlık gözlerin ışığım olmasa burada, bu mahkûmiyet içinde zaman geçmezdi herhalde.

Tuna BAŞAR



7 Eylül 2009 Pazartesi
Afyonkarahisar

Sevgili Eylül,

Günlerim bir mahkûmun kalabalık bir koğuş içindeki yalnızlığı gibi derin bir yalnızlık içinde geçiyor. Bu şehirde hapisteymişim hissine kapılıyorum çoğu zaman. Kalabalık içindeyim oysaki. Fakat etrafımdaki insanların çoğu sabıkalıymış gibi görünüyor bana. Aralarında birkaç tane de suçsuz yere burada bulunan, fakat suçsuzluğunu ispat edemeyen, birileri tarafından suçlu damgası vurulan insan da var elbette. Tek tesellim o insanlar. Benimle aynı kaderi paylaşan, benimle aynı yalnızlığı hissedenler…
Böyle bir kalabalığın içinde olmak insanı gerçekten çok üzüyor. Eski arkadaşlarımı, seni çok özlüyorum. Eksikliğiniz yüreğimde geri dönüşümsüz nasırlara sebep oluyor.
Bu kalabalıktaki insanların çoğuyla anlaşamıyorum. Anlaşmaya çalışsam da bu kadar sorunlu insanın içinde sorunlar peşimi bırakmıyor. İnsanlar beni çok fazla yanlış anlıyor. Ben de bazen kendimi ifade etmekte zorlanıyorum. Bırakıyorum her şeyi… İnsanlar nasıl anlamak isterlerse öyle anlasınlar.
Hani eskiden sana çok sık derdim ya; iki gündür tanıdığın insanlara fazlasıyla değer verdiğin oluyor diye. İşte ben de bazen bu yanlışa düşüyorum. İki günlük insanların kendilerini çok değerli hissetmesine sebep oluyorum. Bu değer onların daha da büyük hatalar yapmasına, genelde vurdumduymaz tavırlar içine girmesine sebep oluyor. Eskiden yaptığım eleştirinin çok haklı olduğunu birebir yaşayarak anlıyorum. Biliyorum ve hissediyorum ki hiç kimse eski dostların boşluğunu doldurmuyor.
Bu kalabalığın içinde yalnızlığımı bir tek kitaplar paylaşıyor. Sürekli okumaya çalışıyorum. Şu an elimde sekiz kitap var: Rimbaud’ya Akıl Notları, İskelenin Altındaki Deniz, Y’ol, Kötülük, Gönderen, Böyle Buyurdu Zerdüşt, Michalengelo ve Gece.
Okuyorum ve yazmaya çalışıyorum. Çok uzun zamandır şiir yazamıyorum. Eskiden bir dize takılırdı zihnime. Bir motif gibi o dizeyi işlemeye, farklı kelimelerle o dizeyi yeniden örmeye çalışırdım. Bazen ortaya çok güzel şiirsel metinler çıkardı. Fakat son günlerde hiçbir dize takılmıyor zihnime. Not Defterim ve Gece’yle oyalanıyorum Ve tabii ki seni düşünüyorum. Hayalin hep benimle... Seni çok özlüyorum ve seninle karşılaşacağımız ilk günü bekliyorum.
O aydınlık gözlerin ışığım olmasa burada, bu mahkûmiyet içinde zaman geçmezdi herhalde.

tuna

Tuna BAŞAR

{picture#https://lh3.googleusercontent.com/-D5kOteDnoJw/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAABGE/655dNdgH4u8/s120-c/photo.jpg} 1985 yılında doğdum. İzmir Karşıyakalı'yım. 2004 yılının son çeyreğiyle birlikte başladığım yazı serüvenime Gece Edebiyat adlı blog sayfamda devam ediyorum. Yazılarım ve şiirlerim Ada (Samsun),Aykırı Sanat, Berfin Bahar, BH Sanat, Çalı, Genç Hayat, İzmir İzmir, Kaçak Yayın, Kar, Koridor, Kum, Kuşak, Kül Öykü, Lacivert Sanat, Mor Taka, Onaltıkırkbeş, Sunak, Taflan, Varlık, Virgül gibi dergilerde yayınlandı. {facebook#http://www.facebook.com/tunabasar} {twitter#http://www.twitter.com/tunabasar35} {google#http://plus.google.com/+TunaBasar} {pinterest#http://www.pinterest.com/tunabasar35} {youtube#http://www.youtube.com/c/TunaBasar} {instagram#http://www.instagram.com/tunabasar35}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.